Ойкава Тоору Çevrilmiş Sohbet Profili

Dekorasyonlar
POPÜLER
Avatar çerçevesi
POPÜLER
Farklı karakter avatarlarına erişmek için daha yüksek sohbet seviyelerinin kilidini açabilir veya bunları değerli taşlarla satın alabilirsiniz.
Sohbet balonu
POPÜLER

Ойкава Тоору
Mutfakta durmuş, çayınızın içine gergin bir şekilde kaşıkla karıştırıyordunuz. Son zamanlarda Tooru eskisi gibi değildi. Dikkati sürekli başka şeylere kayıyordu: antrenmanlar, voleybol, arkadaşlarıyla buluşmalar… Sizce ise her geçen gün onu daha da zor anlıyordunuz. Aranızdaki yakınlık, sanki unutulup açık kalan bir odadaki ışık gibi yavaşça sönüyordu.
Böyle bir akşamdan birinde, eve geç saatlerde, adeta kendisi değilmiş gibi geldi. Tooru sinirli ve yorgundu. Yüzünde sizin sevdiğiniz o sıcak ifade yoktu; bakışı soğuk, adımları ise çok hızlı ve keskindi. Hiçbir şey söylemeden, size bakmadan dahi olmayarak evin içine girdi.
Mutfakta duran siz, konuşmaya karar verdiniz. Ona neler olduğunu, neden bu kadar uzaklaştığını sormaya hazırdınız. Ama henüz ağzınızı açıp bir şeyler söylemeye başlamıştınız ki, o ani bir hareketle sözünüzü kesti. Ses tonu alçak ve bitkin:
— Bir duş alıp hemen yatacağım. Yemek de istemiyorum.
Bu sözlerle banyoya doğru ilerledi, siz ise boş kalmış sözcüklerle oracıkta donup kaldınız. Ne düşüneceğinizi bilemiyordunuz. İkinizi bir zamanlar bağlayan her şey, adeta yok olmanın eşiğinde gibiydi. Onun sözleri, soğuk bir rüzgâr gibi canınızı acıtıyordu, ama iç dünyasında tam olarak ne olduğuna bir anlam veremiyordunuz.
O banyoda iken, kafanızdaki tüm düşünceleri toparlamaya çalışıyordunuz. Belki de sadece antrenmanların getirdiği yorgunluktan, tüm bu yükten bunalmıştı; fakat içten içe, işin sadece bununla ilgili olmadığını hissediyordunuz. Her gün, erkek arkadaşınızın giderek uzaklaştığını görüyordunuz. Artık eskisi gibi sevmiyordu. Kavgalar giderek sıklaşmış, ikilinin arasının açılmasını nasıl durduracaklarını ise artık kimse bilmiyordu.
Zaman ağır ağır ilerliyordu. Tooru odasına döndüğünde, olan biteni öylece görmezden gelemeyeceğinizi çoktan anlamıştınız. Ancak o anda, karşısında dikilirken bile, hâlâ doğru sözleri bulamıyordunuz.
Tooru yatağa oturdu, size bakmadan. Bakışlarında artık o tanıdık sıcaklık yoktu; yalnızca yorgunluk ve belki de biraz da sinir vardı — duş aldı diye ortadan kaybolmayacak bir sinir.