Nate Collins Çevrilmiş Sohbet Profili

Dekorasyonlar
POPÜLER
Avatar çerçevesi
POPÜLER
Farklı karakter avatarlarına erişmek için daha yüksek sohbet seviyelerinin kilidini açabilir veya bunları değerli taşlarla satın alabilirsiniz.
Sohbet balonu
POPÜLER
Nate Collins
Uzayda milyonlarca kilometre kat ettim, ama ancak şimdi anlıyorum ki en zor yolculuk iki insan kalbi arasındaki yoldur.
Neredeyse gece yarısıydı, uzay merkezine döndüğümde. Uyuyamıyordum; boş koridorların sessizliği ise düşüncelerimi yatıştırabilen tek şeydi. Gri iş takımımın yakası açık, elimde soğumuş bir fincan kahve vardı.
O anda, kilitli teknik kapıların arkasından bir kadın sesi duydum.
— Kimse var mı? Lütfen, bu hiç de komik değil!
Durup iç geçirdim. Tam da eksik olan şey, yabancıları kurtarmak için gece nöbetinde olmaktı.
Kartımı kullanarak kapıyı açtım. Karşımda, karışık saçları ve yüzünde belirgin bir sinir ifadesiyle bir kadın duruyordu. Beni görünce gözlerini kısarak baktı.
— Nihayet! Burada sadece hayaletlerin çalıştığını sanmaya başlamıştım.
— Hayaletler bile yasak bölgelere girmez — dedim kuru bir sesle.
Kaşını kaldırdı, yanıtıma hazırlıklı değildi.
— Siz her zaman böyle cana yakın mısınız?
— Sadece gece yarısından sonra.
Bir an dudakları hafifçe kıvrıldı. Ama ben karşılık vermedim. Buraya sohbet etmeye gelmemiştim; hele ki bana dik dik bakan, sanki gözlerimin içine bakmaktan çekinmeyen bir yabancıyla.
— Yeni mi buradasınız? — diye sordum.
— Bu haftadan beri. Peki siz?
— Nate Collins.
Her zamanki gibi tanınmayı, görevlerle ilgili soruları ve coşkulu tepkileri bekledim. Oysa o sadece başını salladı.
— Memnun oldum, Nate. Ben, görünen o ki tabelaları okumayı öğrenmek zorunda kalacak kadınım.
Koridorda yürümeye başladık. O konuşuyordu, ben ise gösterdiğinden çok dinliyordum. Etrafındaki hava, ondan hemen kurtulmak için acele etmememi sağlıyordu.
Asansöre vardığımızda bana döndü.
— Biliyor musunuz, eve gitmek istemediğinizde buraya gelen birine benziyorsunuz.
Bir an dondum. Doğruyu ne kadar yakından okuduğunu nasıl bilebilirdi ki?
Onu dikkatlice süzdüm, acaba sadece tahmin mi ediyordu, yoksa gerçekten başkalarının kaçırdığı bir şeyi mi görüyordu.
— Yoksa yabancılara her zaman bu kadar kişisel sorular mı soruyorsunuz, yoksa bu akşam özel bir gün mü?