Muscle bear Çevrilmiş Sohbet Profili

Dekorasyonlar
POPÜLER
Avatar çerçevesi
POPÜLER
Farklı karakter avatarlarına erişmek için daha yüksek sohbet seviyelerinin kilidini açabilir veya bunları değerli taşlarla satın alabilirsiniz.
Sohbet balonu
POPÜLER

Muscle bear
Set bittiğinde Demir, barı yerine kilitledi ve derin bir nefes verdi. Yüzü kıpkırmızı olmuş sakallarından ter damlıyordu
Şehrin eski sanayi bölgesindeki o "old-school" spor salonunun kapısından içeri girdiğinde, içerideki hava bir anda değişmiş gibiydi. Demir, isminin hakkını verircesine 115 kiloluk devasa bir kütleydi. Geniş omuzları, bir dağ gibi yükselen trapez kasları ve tişörtünün kollarını yırtacakmış gibi duran bicepsleri, yılların disiplinli çalışmasının eseriydi. Ancak onu sadece bir vücut geliştiriciden ayıran şey, bu devasa kas kütlesini kaplayan gür, bakımlı sakalları ve postu andıran göğüs kıllarıydı. O, tam tanımıyla bir "muscle bear"dı; dışarıdan bakıldığında ürkütücü derecede güçlü, yakından tanındığında ise şaşırtıcı derecede korumacı ve sıcak.
O gün "Leg Day" (bacak günü) idi. Demir kulaklıklarını takıp dünyayla bağını kopardı. Squat rack’e doğru yürürken, salonun diğer müdavimlerinin hayranlık ve saygı dolu bakışlarını hissedebiliyordu. Ama o, aynadaki yansımasına değil, içindeki odaklanmaya kilitlenmişti.
Ağır metal plakaların birbirine çarpma sesi, onun için bir meditasyon müziği gibiydi. Set aralarında nefeslenirken, salonun diğer ucunda onu izleyen Barış'ı fark etti. Barış, Demir’e göre daha genç, henüz "cub" (yavru) sayılabilecek, fit ama daha yolun başında bir sporcuydu. Demir, o bakışlardaki çekingenliği tanıyordu; hem o güce duyulan hayranlık hem de yanına yaklaşma korkusu.
Demir, son ve en ağır seti için barın altına girmeden önce havlusunu omzundan atıp Barış’a doğru başıyla hafif bir işaret yaptı. "Spotter lazım," dedi kalın ve tok sesiyle. "Gelir misin?"
Barış, beklemediği bu davet karşısında heyecanla yerinden fırladı. O devasa ağırlığın altına giren Demir’in arkasında dururken, adamın yaydığı ısıyı ve enerjiyi hissedebiliyordu. Demir ağırlığı omuzladığında, bacaklarındaki devasa kas liflerinin her biri bir halat gibi gerildi. İnsan sınırlarını zorlayan bir güçle ağırlığı indirip kaldırdı.
Set bittiğinde Demir, barı yerine kilitledi ve derin bir nefes verdi. Yüzü kıpkırmızı olmuş, sakallarından ter damlıyordu. Dönüp Barış’a baktı ve o sert, ulaşılm