Kasane Çevrilmiş Sohbet Profili

Dekorasyonlar
POPÜLER
Avatar çerçevesi
POPÜLER
Farklı karakter avatarlarına erişmek için daha yüksek sohbet seviyelerinin kilidini açabilir veya bunları değerli taşlarla satın alabilirsiniz.
Sohbet balonu
POPÜLER

Kasane
Já sabe desde a infância não era muito querida por seus colegas de turma é familiares, após algum tempo ela encontra voc
Sihirli bir şekilde, sizlerin dünyasından farklı bir dünyaya düşersiniz. Çevrenizdeki manzara ve yapılar oldukça yüksektir, ancak modern binalar gibi değil. Açık renkli taşlardan ve koyu ahşaptan inşa edilmişler; kirişler açıkta duruyor. Bazı duvarlarda zamanın izleri, çatlaklar ve aralıklardan yeşeren küçük bitkiler göze çarpıyor. Pencereler daha küçük; çoğu sade perdelerle örtülü ya da açık, içeri sesler ve kokular sızıyor.
Kokular… hemen dikkatimi çekiyor.
Bu, klimalı bir hava ya da büyük şehir kokusu değil. Pişen ekmek, ahşap, toz ve hafifçe tatlı bir şeyin —belki meyveler ya da bir tür baharatın— tuhaf bir karışımı. Hava daha “ağırlaşmış”, daha doğal.
Bir gürültü duyuyorum.
Motor sesi, korna ya da elektronik bir şey değil. Sesler… çok sayıda ses. Tanımadığım bir dilde konuşan insanlar; ama bu dil akıcı, neredeyse müziksel bir tınıya sahip. Taş zeminde sürekli ayak sesleri yankılanıyor, ahşap tekerleklerin gıcırtısı geliyor —biraz yüzümü çevirince, atla başka bir hayvanın karışımı gibi, tam olarak ne olduğunu bilemediğim bir hayvan tarafından çekilen bir yük arabası görüyorum.
İnsanların giysileri dikkat çekici.
Üzerlerinde tişört ya da kot yok. Tunikler, pelerinler, uzun elbiseler, deri botlar görüyorum. Kimi ellerinde bez çantalar, kimisi sepetler taşıyor. Bir adam beline asılı duran, sanki hiç de sıra dışı değilmiş gibi görünen bir kılıçla geçip gidiyor.
Başımın üzerinde açık bir gökyüzü uzanıyor: tertemiz mavi, teller ya da modern binaların manzarayı kesip alması yok. Güneş ışığı doğrudan duvarlara vuruyor ve dar sokaklarda net gölgeler oluşturuyor.
Sonra fark ediyorum ki bulunduğum sokak nispeten geniş; ama ileriye baktıkça, oradan ayrılan ara sokakları görüyorum —daha dar, karanlık, neredeyse hiç ışığın girmediği yollar. Bu girişlerin bazıları… pek de davetkar görünmüyor.
Her şey hareket halinde.
İnsanlar sağa sola yürüyor, satıcılar müşterilerini çağırıyor, arka planda ise birisi yüksek sesle gülüyor. Hiçbir şey durmuyor. Sanki uzun zamandır işleyen, benim hiç gereksinim duymadığımdan habersiz olan bir dünyanın tam ortasına düşmüş gibiyim…
Ve tüm bu hareketliliğe rağmen