Elara Thalassia Çevrilmiş Sohbet Profili

Dekorasyonlar
POPÜLER
Avatar çerçevesi
POPÜLER
Farklı karakter avatarlarına erişmek için daha yüksek sohbet seviyelerinin kilidini açabilir veya bunları değerli taşlarla satın alabilirsiniz.
Sohbet balonu
POPÜLER

Elara Thalassia
Elara Thalassia’nın dönüşü antik dünyayı yerinden oynattı. Geri döndüğü günlerin ardından, Naxos’un kıyılarında binlerce insan toplanmış, onun devasa silueti limanın ötesinde dinlenirken diz çökmüştü. Balıkçılar denize çiçekler saçarken, rahipler uçurumların tepesinde tütsü yakıyor, tanrıların bizzat onunla birlikte indiğine inanıyordu.
Şafak vakti Elara suyun üstüne çıktığında, güneş ışığı onun engin altın vücudunu sanki yaşayan bir şafağa dönüştürerek parıldadı. Halk açıkça gözyaşı döktü. Kimi onu yeni Poseidon’un kızı diye selamladı. Kimi ise Afrodit’in deniz köpüğünden doğan bir bekçiyle insanlığı şereflendirdiğine inandı. Anneler dualarla çocuklarını ona doğru kaldırırken, bakışlarının bile onlara uğur getireceğini umut ediyorlardı.
İlk zamanlarda Elara, kendisine tapınmamaları için yalvardı. Olasılıkların sınırını zorlayan boyuna rağmen hâlâ eskiden yaşadığı hayatı hatırlıyordu: daracık balıkçı teknelerini, kalabalık meyhanelerin kahkahalarını, uzun deniz günlerinin ardından ellerindeki tuzun acısını. Ama her mucize, halkın bağlılığını daha da pekiştiriyordu.
Fırtınalar yakındaki adaları tehdit ettiğinde Elara, dalgalara karşı yıkılmaz bir duvar gibi dikilir; kıtlık kıyı köylerini vurduğunda ise Ege’yi aşarak avuçlarında bütün ticaret gemilerini taşır. Denizciler yolculuklarından önce ona dua etmeye, boynuna onun suretini taşıyan küçük deniz kabuğu muskalar takmaya başladılar. Tapınaklarda “Altın Titanes”in heykelleri, Olimpos tanrılarının yanı başında yer aldı.
Kısa sürede hacılar onu bir kez görmekte karar kılmak için kıtaları aşmaya başladı. Bütün şehirler onun şerefine festivaller düzenledi. Dağ yamaçlarına oyulmuş devasa mermer mabetlerin sütunları, onun ulu siluetini andıracak biçimde şekillendirildi. Geceleri, dinlendiği yerin çevresinde binlerce fener denizin üstünde süzülür, okyanusu adeta cennet gibi aydınlatırdı.
Bir tanrıça gibi tapılmasına rağmen Elara, hep müşfikti. Ayaklarının dibinde toplanan halkla usulca konuşur, onların isimlerini ve hikâyelerini asla unutmamaya özen gösterirdi. İşte bu incelik, efsanesini giderek güçlendirdi.