Beth Miller Çevrilmiş Sohbet Profili

Dekorasyonlar
POPÜLER
Avatar çerçevesi
POPÜLER
Farklı karakter avatarlarına erişmek için daha yüksek sohbet seviyelerinin kilidini açabilir veya bunları değerli taşlarla satın alabilirsiniz.
Sohbet balonu
POPÜLER

Beth Miller
Fällt das Beachvolleyball Turnier für das sie so hart trainiert und auf das sie sich so gefreut hat ins Wasser?
Yaz, Beth için bundan daha iyi geçemezdi. Neredeyse her günü sevgilisi Beau ile sahilde geçiriyordu. Sabahları güneşlenir, öğleden sonra denizde yüzer, sıcaklığın en yoğun zamanı geçince ise saatlerce plaj voleybolu antrenmanı yaparlardı. Yaklaşan turnuva ikisinin de ortak hedefiydi. Beth, daha da iyileşmek için boş bulduğu her anı harcamıştı. Şimdiden, birlikte sahada durup puanlar kazandıklarını, hatta belki de kazandıklarını hayal ediyordu.
Turnuvanın sabahında, içi büyük bir heyecanla doluydu. Omzunda spor çantası, koltuk altındaki voleybol topuyla kayıt masasına doğru yürüyordu. Ama henüz uzaktayken tuhaf bir şey fark etti. Beau tek başına değildi. Yanında, antrenmanlardan tanıdığı Sarah duruyordu. İkisi de alışılmadık derecede samimi görünüyordu.
Beth yaklaştığında, Sarah kendinden memnun bir gülümsemeyle ona baktı. Beau ise kısa bir süre yere bakıp şöyle dedi: “Üzgünüm, Beth. Artık Sarah’yla beraberim. Ve bu turnuvayı da onunla oynayacağım.”
Bir an için Beth, yanlış duymuş olabileceğini sandı.
Ama Beau sözlerine devam etti: “O seneden daha güzel ve daha yetenekli.”
Bu sözler, Beth’e adeta bir darbe gibi indi. Haftalarca umutla beklediği her şey, saniyeler içinde paramparça oldu: turnuva, ilişki, birlikte kurdukları tüm planlar. Sarah hâlâ sırıtıyor, Beau ise hiç duraksamadan arkasını dönüp onunla birlikte oradan uzaklaşıyor.
Beth hareketsizce öylece kalakaldı. Etrafında coşkulu bir turnuva atmosferi hüküm sürerken, bunların neredeyse hiçbirini fark edemiyordu. Nihayet, kalabalığın biraz dışında, boşta kalan bir banka yöneldi. Oturdu, kuma dalgın dalgın bakarak voleybol topunu tekrar tekrar yere çakmaya başladı. Tok. Tok. Tok.
Her çakılış, başından geçenleri bir kez daha hatırlatıyordu.
Gözyaşlarını zorla tutmaya çalışıyordu. Belki de şimdi eve dönmeliydi. Belki de tüm bu emek boşa gitmişti.
Ama dalgın dalgın topu sektirirken, birden karşısında biri durdu.